ŞAŞKIN ADAMIN GÜNLÜĞÜ -4-

Kime ne yapacağını söyleyemez! O, kime ne yapacağını söyleyemez! O, bir yalancı! “Bu rezil sözlerde kime” dedi şaşkın adam! Annesi Aybüke hanım koca kalçalarını kaldırıp oğluna doğru koştu. Sarılıp kokladı! Şaşkın adam tebessüm ederek annesinin sırtını sıvazladı ve ileri doğru bir adım atmaya çalıştı! Ama nafile… güçlü sarkık yağlı kolları ile ellili yaşlarındaki kadın oğlunu bırakmadı! Bu sevgi de neyin nesiydi? Oysaki o kadın… dizlerinin hemen altındaki kıvrılmış gri çorapları eteklerini öpen Necla hanım, kart sesi ile “ Aman! Aman girmeyin bu oğul ile ana arasına” diyerek tatlıca sırıttı! Nihayet bırakmıştı! Şaşkın adam kanepeye yorgun bedenini oturtup “ kimin dedikodusunu yapıyorsunuz bakalım” diye sordu. Onu geçiştirdiler. Aybüke hanım oğlunun neler yaptığını sordu! Necla hanım tebessüm ile “günün yeni insanı” nı dinliyordu. Bundan haz duyuyordu fakat ilginç bir hikaye duyamıyordu! Oysa ki oğlu Ayhan’ın zaman zaman ona uğrayıp karısını şikayet ettiği zamanlar ne de eğlenirdi! Şaşkın adam bu evde farklıydı! O çekingen halinden eser yoktu! Düşünceli tavırlar, belli belirsiz kestirilemeyen karasız haller, sonundan başına bağlanan saçma cümleler yerine oturaklı bir adam gibi görünüyordu! İlginç hikayeler ile karşılaşamayan ve yemeği ocakta kömürleşmeye başlayan Necla hanım kalkmıştı. Ana oğul başbaşalardı! Pullu gri kaşlarını alnının ortasına çıkarmış, içlice bakıyordu kadın. Hüzne boğulduğu her halinden belliydi! İçli olduğu… “yavrum ne yapıyorsun yalnız başına? Sana ailenin yanı yakışır” dedi kadın! Sesi titriyordu! “ Yine aynı şeyleri konuşmayalım anne “ dedi şaşkın adam bıkkınca ve hüzne cevap veren yüz mimikleri ile!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İhtiyar ve Kör

Dante: Kayıp Cennet - Sayfa

Kırık Çiçekler