ŞAŞKIN ADAMIN GÜNLÜĞÜ -7-


Evet, bir sağanak gibi yağıyordu! Kaçınılması imkânsız bir yağmur gibiydi! Bedenin her noktasını vuran nemden farkı yoktu varlığının her zerresine işleyen eziklik hissiyatının. Şimdilik yapacak bir şey yoktu! Evin içinde dönüp duruyordu. Bazı anlar aşırı tepkilerle ortaya çıkan pişmanlık hissine benzeyen kızarmalar ve vücudu içe çekip utangaç ekşi bir ifade ile kendini zuhur eden tepkiler veriyordu. Onca senelik alışkanlığı TV yi yokladı! İşe yarıyor gibiydi. Tv deki dans edip şarkı söyleyen suretler, onu yaşadığı gerçek dışı gerçeklikten oldukça alıkoyuyordu. Bu depresif hal…  Artık Tv nin başından kalkmayı istemiyordu. Hatta bir cep tv si alıp, yollarda da izlemek istiyordu! Gerçek bir ağrı kesici olmalı bu dans eden insanlar! En azından yol telaşını unutturur! Yüz ekşitip, vücudunun içine doğru çekilmelerin manası ne ise, bu deliliğe yakın bir şey olmalıydı! Çünkü şu an bedenini cenin pozisyonuna çekmiş ince battaniyesini nazik elleri ile sıkıyordu!
Aklına bir fikir geldi. Rahatlık hissi görülmeye değerdi! Bir hışımla kalkıp, laptop’ unu açtı ve gördüğü abartılı başlıklı bütün kişisel gelişim kitaplarını sipariş etti! “ İnsanları etkileyin, büyüleyin, kendinize köle edin, dünya sizsiniz, mevcutta yoktur mana” başlıklı kitaplarının siparişini tamamlamıştı bile!
Ertesi gün dikkat ile Ömer’i izliyordu! Bir hınç, haset veya başka erdemsiz bir duyguyu hissediyor muydu; bunu tam olarak kendi de bilmiyordu! Sadece bu girişken, karizmatik, sosyal adamın sırrını bakışları ile çözmeye çalışıyordu. Oysaki şu an hayal ettiği hayal surete oturduğu kendi aşırı bir rüyaydı! Çünkü o hayal kalpte ve beyinde var olmayan aynı olan manaların farklı bir surete oturtulmuş haliydi!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İhtiyar ve Kör

Dante: Kayıp Cennet - Sayfa

Ulu Meyve Ağacı (şiir)