The Dark Knight Rises

Yeni nesil süper kahraman filmleri ile ilgili bahsedebileceğimiz en önemli detay herhalde; gerçeküstü gerçekçilik olacaktır! " Dark Knight" serisi özellikle bu akımın en güçlü temsilcisidir. Seri, bu işi sanatsal boyuta bile taşımıştır. Bruce Wayne karakterinin çatışmaları, "Villian"ların(kötülerin) kendi mantık ve hayal dünyasında filizlenmiş düşünce kalıplarında yarattıkları terörü haklı bulmaları ve aslında kötülerin gözünde birer "süper kötü" görünen kahramanlarımızı da bize sorgulatan bu akım sayesinde "Çizgi Roman" camiasının tamamı artık ergenlik çağından sonrasına hitap eden işler ile doldu. "Joker" in asitte erimeden(Tim Burton, Jack Nicholson'lı versiyon), çocukluk travmaları yüzünden içinde birikmiş öfke ile şehri kaosa itmesi, bir nevi suçlu psikolojilerini yakından izlemek içinde bizim için bir fırsattı!
Artık, The Dark Knight Rises'daki Bane karakterinin muhtemelen Uma Thurman'ın göğsü kafesinin üstündeki düğmeye bastığı zaman öfke ve güç ile dolan bir karakter olmayacağına eminiz (Joel Schumaher versiyonu)
Film haftaya ülkemizde gösterime girecek. Muhtemelen Süper kahramanımız ve süper kötümüzün kendilerini iyi veya kötü olmaya iten psikolojilerini izleyip, kendimizce psikanaliz yapabileceğiz! Öte yandan " Amazing Spiderman" de artık Örümcek Adam'ın ağ atma işini Peter Parker'ın parlak fizik ve kimya zekasının ürünü olan kartuşlar ile hallettiğini gördük. Önceki seriden daha mantıklı ve gerçekçi bir seri olacak "Amazing Spiderman" de.
Son olarakta; Daniel Craig'li yeni James Bond serilerinde dikkat ettiyseniz, Bond artık düşmanlarını zarif karate figüleri ile değil, atletik ve kaslı vücudu ile alt ediyor. Bu gerçekçilik akımının gişeleri etkilediği bir gerçek. İnsanlar yeni çağda inanarak hayal kurmayı seviyor.

http://wattpadinceleme.blogspot.com.tr/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İhtiyar ve Kör

Dante: Kayıp Cennet - Sayfa

Ulu Meyve Ağacı (şiir)