Şaşkın Adamnın Günlüğü 13


Yalnız olmaktan bir anlamda mutluydu. Ellerinde ki torbalar erzaklarla doluydu ve kendi evine kendi isteğine göre özgürce alış veriş yapabilmek içinde yüksek bir mutluluk yaratıyordu. Aslında bu yaşına kadar kalbini tam anlamı ile dolduran doğru düzgün bir haz yaşadığı söylenemezdi. Ama o aptal beynine sok” der gibi; sanki farkında olmadan kendine derin bilinç mağaralarından haykırdığı o ses farkında olmasa da aynıydı! “Kalk” veya “doğum”
İnce bıyığı ve sadece çenesinin doldun boğumunu kapsayan yuvarlak sakalı kesmemek için oldukça direnmişti. Ama o değişik yüzü görmeyi de çok istiyordu. Ah şu alışkanlıklar… neredeyse sakalları çıktığından beridir aynı şekilde yüzünde tutuyordu o şekilli kıl topluluğunu. Şimdi ise hiç alışkın olmadığı bir adam vardı karşısında. Berrak suratını beğenmişti. Ne kadar genç olduğunun farkına varmıştı. Yüzüne giden de buydu.
Sabah saçlarını sağına doğru biryantinliyerek ondan hiç beklenmedik bir görüntü ile dünyaya ayak basmıştı. Omuzlarını dikerek kendine vermek istediği o mağrur, dik duruşu taşıyamadığını fark etti. Sabırlıydı. İş yerinin kapısından boynu bükük girivermişti. Yaptığı görüntü değişikliğinden utanıyor gibiydi. Daha yakışıklı göründüğünün farkındaydı ama bundan utanıyordu. Ömer haince gülümsedi. Gülümserken yanaklarının gamzeleri kat kat oluyordu. Şaşkın adam utangaçça kaldırdığı tek gözü ile ilk Ömer’i  gördü. Şimdi yerin dibine geçebilirdi. İşte insanlar ona bakıyordu. Keşke hiç sakalını değiştirmese ve saçını taramasaydı. Bunca zahmete değmezmiş gibi geliyordu şimdi şaşkın adama. Ama olan oldu işte. Ömer masasının önüne dadanmıştı bile. Kollarını göğsünde kenetlemiş adama bakıyordu.
“ Bence saçlarını düzeltmelisin kardeşim. Uçlarını aldır veya subay traşıda sana gidebilir! Veya kısa kestir. Şu Beckham modeli var ya hani. Yüzüne uygun olabilir bence. Neyse ben masama dönüyorum. Bu öğlen ben yemeğe gelmeyeceğim haberin olsun. Yemekhanenin yemeklerini denemek istiyorum.”
Buraya geldiğinden beri onun yemekhanede takıldığını görmemişti bile. Bu da neydi şimdi, yoksa sen varsan ben yokum gibi bir şey miydi? Çok acımasızca ve kurtça bir şeymiydi yoksa sıradan bir diyalogmuydu. Saçları ile ilgili tavsiyeler egosunu oynatmıştı. Bu iyi bir şeydi, çünkü onun egosu bugüne kadar çok az yerinden oynayabilmişti!

Yorumlar

  1. öykünün konusu ve kurgusunu beğendim.. vereceği mesajı veriş biçiminden dolayı öykü daha çok sevdiğim bir tarz aslında... sayenizde blogumda hiç öykü paylaşmadığım fark ettim.. teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Emine hanım! Karakterin kendini bulması lazım! Gerçek zamanlı yazdığım için "şaşkın adam" henüz bir kimlik bunalımı yşıyor. Ama açıkcası onun ezik tavırlarından ve sinsiliğinden ben hiç haz etmiyorum

      Sil
  2. Sonunda ilk adım geldi. Saç değişikliği pek çok şey demektir.
    Sevindim!
    :)

    Bu arada böyle bir insan hiç olamadım. Ama en sıkı dostlarım şaşkınlardan :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizinde bir parçanız öyle olmalı! Lakin ben sıkı dostlarımda benzeşen çok özelliğim olduğunu keşfederim hep! Bana gereğinden fazla yaklaşan herkesin benim özelliklerime yakın olduğunu düşünürüm hep.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dante: Kayıp Cennet - Sayfa

Kalabalıklar İçinde Yalnız Bir Adam (Daha Yayınlanmamış 'Dante' Romanından)