Cinnet

Ah o anlık rahatlık. Ne kadar fena bir düşünce yolu olsada bu ateşten yolun içine girmek önce sıcak alevlerden bir buz denizi deryasına dalmaya benzer. O hatıralarını hatırlasan; sevmelerin, gülümsemelerin... Bunları silerken cinnet ile bir ibadet tadı almaman mümkün de değil. Hatta Tanrıdır bunu yapan; Ol emrine olmanın içindeki yakınlığı ile tanınan insan, yok etmenin, dön çağrısının en aşağılık tezahürü olan "yok" manasında ve vakasında bir Tanrı olarak yok etmekten başka çare görebilir mi? Evet bu yaptığına ibadette denir ama unutma ki secde yok bu ibadette. Çözülme var. Çözen kişisin sen! ve semadan inince akıl, manzaranda katliam, katliam var. Ve aynaya bakıp bu benmiyim dediğinde sana verilecek cevap evet sensin ve rezilsin olacaktır. Üstelik az önce kendine yüklediğin o ilahi yaptırım gücündende yoksun ve hatta yaratılmışlıktanda daha sefil bir seviyede olacaksın. Vicdan sana en ağır yenilgini tattıracak ve diyeceksin ki ; "Ben yanlış bir iş yaptım" Artık tüm varlığı ile İlahi bir mantığa rücü eden bedenin ve ruhun, sana tek parçandan saldıracak; biz bu işi yapmazdık diyecekler.
Ve şimdi kişi kendi ile yapayalnız kalmış, davet ettiği o felaket halinin şekillendirdiği hayat, onun elinden sahip olduğu herşeyi birkaç saniyede almıştır. Düşünün ki bütün servetinizi yüreğinizin kızgınlaşan çepherlerine haklılık histerisi ile parçalamaktan doğan serinliği acele ile hibe etmek aşkına aptalca yakıp yıkmışsınız. Bu kişinin kendi yıkımından başka nedir ki? Egonun en üst makamı olan haklılığın haklılığı seviyesi bu olsa gerek. Haklılığını aleme kazımak isteğini ret eden aleme keskin bıçaklar ile adını yazmaya çalışmak hali.
İşte; cinnetteki bir akıl altın parmaklıklara davet edilen mahkum gibidir. Altına aşık kişi, bu kapıdan girer fakat altını bozduramaz. Onun altını artık mezarı olmuştur. Gözlerini hırs perdesinden aralayınca mahkumiyetinin farkına varırda artık sadece mapusluğuna yanar.
Gözünü açıpta bakan insan, görür ki bütün ömrü cinnetten ibaret. Ailesi, arkadaşları, sevgilisi, çocukları, sanatı. Hepsi bir cinnet halinin dışavurumundan şekillenip yoğrulmuştur. İyi düşününce sanatına ve koruma prensiplerine katkısı olan cinnet halinin elbette ki bir dünya sevdiğinin yer değiştirmesindeki payıda oldukça fazladır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İhtiyar ve Kör

Rüya Avcısı (Şiir)

Ruhların Okyanusu